Geçen gün bir semt pazarında, elinde fileyle dolaşan genç bir anneyi gördüm. Yüzünde, sadece bugünlük değil, yarınlara dair de bir hesaplaşma vardı sanki. Pazardan aldığı domatesin, salatalığın fiyatına bakarken, gözlerinin içine bir hüzün çöktüğünü hissettim. Bir zamanlar "iyi yaşam" denince akla gelen o büyük hayaller, şimdilerde o fileye sığar mıydı, sığmaz mıydı? Şimdi size tam da bu noktada, sahadan aldığımız bir izlenimi aktarmak istiyorum, dikkatle dinleyin! Muhabir arkadaşımız, İstanbul'un göbeğinde, bir emlak ofisinin vitrinine bakıp iç çeken genç bir çifte yaklaşıyor. Onlar da tıpkı o annemiz gibi, geleceğe dair beklentilerini yeniden tartıyorlar. Bir zamanlar ev sahibi olmak, iyi bir arabaya binmek, çocuklarını özel okullarda okutmak "standart" bir hedefti. Peki ya şimdi? Şimdi "iyi yaşam" tanımı nerede duruyor? Uzmanların son raporlarına göre, 2026 Türkiye'sinde ortalama bir ailenin temel giderleri, gelirin önemli bir kısmını oluşturuyor. Mesela, bir zamanlar lüks sayılan sağlıklı gıdaya ulaşım, bugün neredeyse bir mucizeye dönüşmüş durumda. Hatta öyle ki, bir fincan sade kahvenin keyfi bile, geçmişteki bir tatile eşdeğer bir "lüks" algısı yaratıyor. İşte bu noktada o genç çifte mikrofon uzatıldığında, duyar gibiyim seslerini: "Abi, artık iyi yaşam, ay sonunu getirebilmek, çocuğuma bir ayakkabı alabilmek, faturaları erte