Bir bahar akşamıydı, İstanbul’un eski bir sokağında, penceresinden ay ışığını süzen bir kadın. Elinde ne çay ne kahve, sadece şehrin nefesini tutuyordu. O gece kediler bile, o her şeyi bilen, her köşeye sinen, gri gölgelerin efendisi kediler bile susmuştu sanki, farklı bir hikayenin eşiğindeydik. 2026'nın rüzgârları, sadece yaprakları değil, iyi yaşamın eski tanımlarını da savurup getiriyordu