Bir bahar öğleden sonrasıydı, Boğaz’ın o bildik, gri-mavi sularının üzerinde, eski bir yalı penceresinden süzülen ışık, bir zamanlar hayatın tüm karmaşasını içinde barındıran odayı (şimdilerde çoğu zaman boş, sadece anıların ve tozun sahibi) garip bir sükû