Sevgili Günlük, Bugün bir makine benim yerime yazmaya kalktı. Cümleleri düzgün, virgülleri yerinde, imla hataları yok. Yani benden iyi. Ama bir şey eksik. Ne mi? O sabah kahvesinin verdiği huzursuzluk. Editörün "kısa tut" demesinin siniri. Masadaki küllüğün kokusu. Makine bunları bilmez. Makine, İstiklal Caddesi'nde yürürken ayağına batan taşı bilmez. Dolmuşta yer kavgası eden iki teyzeyi bilmez. Bakkalın "defter dolu abi" demesini bilmez. Gazetecilik bilgi değil ki. Gazetecilik, o taşa basınca küfretmek, sonra o küfürden bir köşe yazısı çıkarmaktır. Yapay zeka küfür edebilir mi? Belki. Ama içinden gelerek edemez. Sevgili Günlük, biz güvendeyiz. Şimdilik.